Doğu Akdeniz’deki enerji mücadelesi yeni bir aşamaya girdi.
Mavi Vatan sınırları içinde Türkiye’nin doğal gaz arama faaliyetleri yavaşlarken, Batılı enerji şirketleri bölgedeki aktivitelerini artırdı.
İtalyan ENI ve Fransız TotalEnergies ortaklığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) tek taraflı olarak parsellediği 6 numaralı blokta yer alan Kronos gaz sahası için resmi yatırım kararı aldıklarını açıkladı.
Kronos sahasında yaklaşık 85 milyar metreküp (3 Tfc) doğal gaz bulunduğu belirtiliyor ve üretimin 2028 yılında başlaması bekleniyor.
Çıkarılan gazın Mısır’daki Zohr tesisleri aracılığıyla Dimyat limanına taşınması ve buradan LNG formatında Avrupa pazarına ihraç edilmesi planlanıyor.
Süreci değerlendiren emekli amiral Cem Gürdeniz, Sözcü’ye yaptığı açıklamalarda, GKRY tarafından ilan edilen 1, 4, 5, 6 ve 7 numaralı sahaların Türkiye’nin kıta sahanlığını açıkça ihlal ettiğini belirterek şu uyarılarda bulundu:
“Yer altındaki doğalgaz rezervuarı, harita üzerinde belirlenen sınır çizgisiyle sınırlı değildir.”
“Sözde Kronos rezervuarı veya onu besleyen jeolojik yapı Türkiye’nin hak iddia ettiği alana yayılıyor ise, güneyden başlayacak yoğun üretim rezervuar basıncını düşürerek Türkiye’nin kendi sondaj yaptığı alanlara doğru gazın hareket etmesine sebep olabilir. ‘Sifon etkisi’ olarak adlandırılan bu durum, teknik olarak rezervuar drenajı ve basınç boşalmasıdır.”
Ankara’nın 2007 yılından bu yana Rum yönetiminin ilan ettiği 13 gayrı resmi sahaya itirazlarını sürdürdüğünü vurgulayan Gürdeniz, ABD ve AB desteğini yanına alan GKRY’nin bu uyarıları dikkate almadığını ifade etti.
Hak ihlallerinin önüne geçilmesi amacıyla Türkiye’nin bu bölgelerde acilen kendi sismik ve sondaj çalışmalarına başlaması gerektiğini dile getirdi.
Mavi Vatan’daki arama faaliyetlerinin engellenmesinin sistematik bir süreç olduğunu savunan Gürdeniz; 2020 yılında Oruç Reis’in araştırmalarına yönelik diplomatik yaptırım baskılarını ve IRINI operasyonu çerçevesinde Roseline A gemisine yapılan müdahaleyi hatırlattı.
Günümüzde İsrail, GKRY ve Yunanistan’ı birbirine bağlamayı amaçlayan 1,9 milyar avro bütçeli Great Sea Interconnector (GSI) Elektrik Bağlantısı Projesi’nin AB ve ABD tarafından finanse edildiğine dikkat çekerek, Mavi Vatan’da atıl kalan her alanın siyasi ve ekonomik baskılara açık hale geldiğini vurguladı.
The post Doğu Akdeniz’de ‘Sifon Etkisi’ tehlikesi: Türkiye’nin doğal gazı sessizce çalınıyor mu? first appeared on .